Halep savaşının Türkiye’ye yansımalarını değerlendiren Cengiz Çandar’a göre “Halep’in kaderi Türkiye’de Erdoğan rejiminin de kaderini belirleyebilir. Erdoğan çok sayıda yumurtasını kuzey Suriye jeopolitiğinin sepetine koydu ve bunların çoğu şimdi muhtemelen çatlayacak.” Başka bir deyişle Türkiye’nin 2011’den bu yana El Kaide’nin en büyük şubesi Nusra Cephesi’yle irtibatlı cihatçı grupların yükselişine yarayan Suriye politikası çöküşün eşiğinde olabilir. Suriye ordusu ile müttefiklerinin acımasız bombardımanı altında hâlen Halep’in içinde bulunan ve kuşatılmış halkı rehin tutan Nusra teröristleri de aynı şekilde yolun sonuna gelmiş olabilir.
1 Aralık’ta bir kez daha Nusra savaşçılarına kentten çıkma çağrısı yapan BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, bu çağrıya uyulması hâlinde “kan dökülmesinin önleneceğini ve (savaşa) acilen ara verilmesi taleplerinde elinin güçleneceğini” belirtti.
Suriye ordusu ve onunla birlikte hareket eden güçler geçtiğimiz hafta Halep’te Türkiye destekli silahlı gruplara karşı art arda süratli zaferler kazanırken Erdoğan da 29 Kasım’da Türk ordusunun “devlet terörü estiren zalim Esad’ın hükümranlığına son vermek” için Suriye’ye girdiğini söyledi. Financial Times gazetesine göre bu açıklama kırılgan Halep müzakerelerini o an için sekteye uğrattı.
Hüsran ve fantezinin karışımı gibi görünen Erdoğan’ın çıkışı ertesi gün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Erdoğan’ı aramasına yol açtı ve Türkiye Cumhurbaşkanı sözlerini düzeltme yoluna gitti. Amberin Zaman’ın aktardığı gibi Erdoğan bu kez “Fırat Kalkanı operasyonunun hedefi herhangi bir ülke veya kişi değil, sadece terör örgütleridir.” dedi ve Halep müzakerelerinin tekrar başlamasını sağladı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.