DİYARBAKIR -- “Üç arkadaşız 800 liramız vardı, son on liramız kaldı. Bu da bitince, sınırdaki sudan geçip Türkiye’ye gideceğiz”. Bu sözler, 10 günü aşkın süredir Türkiye-Irak sınırının Irak tarafında, Türkiye’ye geçmek için bekleyen taksi şoförü Ramazan Badur’a ait. Al-Montitor’un telefonla ulaştığı Badur yorgun ve ümitsiz bir şekilde Türkiye’nin kendilerine geçiş izni vermesini istiyor. Badur, Türkiye’ye giriş yasağı olan biri değil. Sadece Badur değil, binlerce kişi günlerdir Kürt yönetiminin kontrolündeki İbrahim Halil Gümrük kapısında bekliyor. Beklemelerinin nedeni Türkiye’nin sınırı kapatması.
Türkiye ile Irak arasındaki tek kara sınır kapısı olan Habur da Türkiye’deki çatışmalı süreçten etkilendi. 13 Aralık’ta Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından Habur Sınır Kapısı da giriş çıkışlara kapatıldı. Türkiye’den Irak’a transit geçiş yapmak için bekleyen TIR’lara kısa süreli izin verilirken, Irak’tan Türkiye’ye geçmek için bekleyen binlerce araca ve içindekilere izin çıkmadı. Bunun üzerine çoğu şoför binlerce kişi günlerdir Irak tarafındaki İbrahim Halil Gümrük Kapısı’nda mahsur kaldı.
Bugünlerde sınır kapısında manzara aynı… Yolcu taşıyan taksiler gümrük sahasının içinde, TIR’lar ve kamyonlar sahanın dışında bekliyor. Herkesin gözü kulağı Türkiye’den gelecek haberde. Ancak haber bir türlü gelmiyor. Sabahın ilk ışıklarıyla arabaların kapısı birer birer açılıyor. Arabalardan inenler önce esniyor, sonra egzersiz hareketleriyle eklemlerini açmaya çalışıyor. Kolay değil, günlerdir küçücük arabada yatıp kalkıyorlar. Sonra kahvaltıya sıra geliyor. Yanlarındaki malzemeler tükendiği için yakındaki restorana gidiyorlar. Bir yandan çay eşliğinde kahvaltı yaparken, bir yandan da umutla televizyonu izliyorlar. Daha ilk haberde moralleri bozuluyor. Yasağın kalkması umudu kalmayınca, sohbet başka mecralara doğru yol alıyor. Sabah, öğle derken akşam oluyor. Çay faslından sonra herkes uyumak için arabasına çekiliyor. Gece soğuğa rağmen başka çare yok.
Türkiye ile Irak arasındaki sınır Hezil Çayı’ndan oluşuyor. Taksi şoförü Ramazan Badur’un geçmeyi düşündüğü su da Hezil Çayı. Badur, ailesinden haber alamadığını belirterek şöyle diyor: “15 gündür buradayım bir kere banyo yaptım, çok perişan durumdayız, kokmaya başladık. Yemek yok, para kalmadı. 10 liradan başka param kalmadı. 800 liram vardı, üç kişiyiz, 10 lira kaldı. Çok zor durumdayız. Kardeşim iki gün önce sudan geçerek eve gitti. ‘Dayanamıyorum’ dedi bıraktı gitti. Bize yol açsınlar evimize gidelim, ailemize kavuşalım. Ailemize ulaşamıyoruz, telefonları kapalı. Para bitince sudan geçip geleceğiz”.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.