Ana içeriğe atla

İD tehdidi Ürdün’ü sınırları dışına çekebilir mi?

Ürdün’e yönelen yakın terör tehdidine rağmen Suriye ve Irak topraklarına doğrudan müdahale fikri dirençle karşılaşıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Jordanian soldiers participate with special operations forces from Pakistan, Jordan, France and the U.S. in a boarding drill during Exercise Eager Lion in the coastal city of Aqaba May 18, 2015. Around 10,000 participants from 18 countries will take part in Eager Lion. REUTERS/Muhammad Hamed - RTX1DIDC
Pakistan, Ürdün, Fransa ve ABD’den özel harekât kuvvetlerinin katılımıyla sahil kenti Akabe’de gerçekleşen Hevesli Aslan tatbikatında görev alan Ürdün askerleri, 18 Mayıs 2015 — REUTERS/Muhammad Hamed

Ürdün Kralı Abdullah 14 Haziran’da İslam Devleti’nin (İD) ilerleyişini durdurmak ve ülke sınırlarını emniyete almak için Suriye’nin güneyi ve Irak’ın batısındaki aşiretleri silahlandırma planlarını yineledi. Bu açıklamanın ardından Ürdün’ün üstleneceği rol ve atacağı adımlara ilişkin tartışmalar hâlâ durulmuş değil.

Ürdün’ün savaşın pençesindeki iki komşusuna yönelik büyük bir strateji değişikliğine gideceğine dair tartışmalar Kral’ın Haşimi Sancağı’nı silahlı kuvvetlere verdiği 9 Haziran’daki resmi törenle alevlendi. Gözlemcilere göre tören derin bir simgesellik ve mesajlarla yüklüydü. Saraydan yapılan açıklamada şöyle dendi: “Haşimi Sancağı’nın renk ve motifleri Haşimi ailesine ve Büyük Arap İsyanı’na ait tarih, meşruiyet, din ve Arapçılık unsurlarını barındırmaktadır.”

Ürdün Genelkurmay Başkanı General Meşal El Zabin ise 10 Haziran’da silahlı kuvvetler radyosuna yaptığı açıklamada bu olayın anlamını şöyle açıkladı: “Bu sancak resmi Ürdün bayrağının yerini almayacak. Tören, sabrımızın sınırı olduğuna dair başkalarına verilen bir mesaj niteliğindeydi. Ordu kanun kaçaklarını ve teröristleri bertaraf edecek. Ordunun rolü artık savunmayla sınırlı kalmayacak, caydırıcı da olacak.” Ancak dış tehditlere karşı yeni yaklaşımın ayrıntıları anlaşılamadı.

14 Haziran’da ise siyasi yorumcu Mahir Ebu Tahir, Ad Düstur gazetesinde yayımlanan makalesiyle kamuoyunda büyük tepki uyandırdı. “Ürdün’ün işlevsel tanımının değişiyor olabileceğini” ve Amman’ın Irak, Suriye ve Batı Şeria’nın bazı bölgelerini içine alan “yeni bir Arap Krallığı’nın başkenti” hâline gelebileceğini yazan Ebu Tahir şöyle devam etti: “Ürdün, bölgedeki diğer ülkeler gibi sabotaj ve parçalanma tehdidiyle karşı karşıyadır. (...) Ürdün kendisini Sünni Arapların ocağı olarak tanımlayabilir. Ya farklı bir formül altında genişleyeceğiz ya da yok olup gideceğiz!”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish