Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgesel güçlerden uzaklaşma eğilimi geçen hafta bir kez daha su yüzüne çıktı. Tahran’ın Yemen ve Irak’a müdahalelerine görülmemiş bir sertlikte tepki gösteren Erdoğan İran’ın bölgesel hakimiyet kurma girişimlerinin “tahammül” edilemez olduğunu ve Türkiye’nin, Yemen’deki Tahran destekli Husilere karşı Suudi Arabistan öncülüğünde düzenlenen askeri operasyonlara lojistik destek vermeye hazır olduğunu açıkladı.
Bu sert çıkışın, Erdoğan’ın 7 Nisan’da Tahran’a yapması planlanan resmi ziyaret öncesinde gelmesi kafaları daha da karıştırdı. Ancak Erdoğan’ın çıkışının, artık tüm dünyaca bilinen fevriliğinden mi yoksa Ankara’nın geleneksel İran politikasında bir değişimden mi kaynaklandığı henüz bilinmiyor. Zira Erdoğan yine tek başına hareket ederek Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu diplomatik açıdan zor bir durumda bırakmış olabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Müslüman Kardeşler’i bitirmeye çalışan Sünni liderlerle --baş düşmanı Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi de dahil-- aynı çizgiye yaklaştığının sinyallerini de veriyor. Ancak Erdoğan Müslüman Kardeşler’e de halen oldukça yakın, dolayısıyla bu sinyallerin bir politika değişimine işaret edip etmediği henüz net değil.
France 24 televizyonuna 26 Mart’ta verdiği röportajda İran’a görülmemiş bir sertlikte çıkışan Erdoğan Türkiye’nin Yemen’deki operasyonlara lojistik destek vereceğini açıkladı. Husiler ve İran’ın Yemen’i terk etmeleri gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı İran’ın Irak’ta da etkinliğini artırmaya çalıştığına işaret etti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.