Ana içeriğe atla

Hanefi Avcı ile ne konuştum?

Emekli polis müdürü Hanefi Avcı, “paralel devlet”i Türkiye’ye ilk ifşa eden kişilerden ve dahası onun mağdurlarından biri. Ama şu anki görüşleri, bilhassa iktidar çevresindeki bazı propagandistlere kıyasla, adil, insaflı ve gerçekçi.

A demonstrator hold pictures of Turkey's Prime Minister Tayyip Erdogan and Turkish cleric Fethullah Gulen (R), during a protest against Turkey's ruling AK Party (AKP), demanding the resignation of Erdogan, in Istanbul December 30, 2013. Erdogan swore on Sunday he would survive a corruption crisis circling his cabinet, saying those seeking his overthrow would fail just like mass anti-government protests last summer. Gulen denies involvement in stirring up the graft case, but he regularly censures Erdogan, a

Türkiye Hanefi Avcı’yı ilk kez 28 Şubat sürecince tanıdı. O günün laik darbecilerine karşı dik durmuş, televizyonlara çıkıp hukuksuzluklarını ifşa etmiş cesur bir polis müdürüydü o. Sonra yıllar geçti, başka bir duruşla gündeme geldi Hanefi Avcı. 2010 yılında yayınlanan “Haliç’te Yaşayan Simonlar: Dün Devlet Bugün Cemaat” adlı kitabında, eskiden laik generallerin hâkim olduğu ceberut devlet aygıtının bu kez Fethullah Gülen cemaati tarafından suiistimal edildiğini savundu. Anlattığına göre Cemaat mensubu polisler emniyet istihbaratına hâkim olmuş, bunu yaparken meslek içi rakiplerini haksız yollarla tasfiye etmiş, elde ettikleri gücü de siyasi rakiplerine tuzaklar kurmak için kullanır hale gelmişlerdi.

Ben yayınladıktan hemen sonra bu kitabı dikkatle okudum. Avcı’nın, Gülen Cemaati’ne dini değerleri nedeniyle düşman olan katı laiklerden biri olmadığını açıkça gördüm. Dahası anlattığı somut olayları ve “kapalı ideolojik topluluklar” hakkındaki sosyolojik analizlerini ikna olarak okudum. Avcı’nın bu kitabı yazdıktan kısa bir süre sonra tam da itham ettiği polisler ve savcılar tarafından tutuklanması ise beni onun haklılığına daha fazla ikna etti. Ona yapılan “komünist Devrimci Karargâh örgütüne üyelik” ithamı, hiç inandırıcı olmadığı gibi, onun dile getirdiği “Cemaatçi polisler hayali örgütler icat edip siyasi tutuklamalar yapıyor” suçlamasını doğruluyordu sadece.

Bu nedenle tutuklanmasından itibaren Hanefi Avcı’yı savunan çok sayıda yazı yazdım. Hatta bu yüzden, o sıralarda “darbecilerin” üzerine hışımla gidilmesini savunan dostlarımın “Ne yapıyorsun Mustafa” başlıklı açık eleştirilerine maruz kaldım. Sonra bir kaç yıl geçti, ülkede ortam değişti. Gülen Cemaati ile AK Parti iktidarının arasının açılması üzerine Hanefi Avcı’nın savunduğu görüşler bu kez iktidar medyasının ana gündemi haline geldi. Bu yeni siyasi iklimde Hanefi Avcı da Anayasa Mahkemesi’nin aldığı yerinde bir kararla geçen Haziran ayında tahliye oldu.

Avcı’yla geçen hafta, İstanbul’daki bir kafede bir araya geldim. Ve gördüm ki, kendisini mağdur etmiş olan “paralel yapı”ya, iktidar çevresindeki bazı intikamcı kalemlere göre çok daha adil, insaflı ve gerçekçi bakıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish