Ana içeriğe atla

Erdoğan’ın semboller savaşındaki yeni taarruzu: “Aksaray”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni sarayının taşıdığı birçok özellik, eski rejime karşı sürdürdüğü semboller savaşındaki yeni taarruzu çağrıştırıyor.

Turkey's new President Tayyip Erdogan (2nd L) and outgoing President Abdullah Gul (R), attend a handover ceremony at the Presidential Palace of Cankaya in Ankara August 28, 2014. Erdogan was sworn in as Turkey's 12th president at a ceremony in parliament on Thursday, cementing his position as the country's most powerful modern leader, in what his opponents fear will herald an increasingly authoritarian rule. REUTERS/Umit Bektas (TURKEY - Tags: POLITICS) - RTR444TR

Türkiye’nin yeni cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu görevi AKP’yi birlikte kurdukları dava arkadaşı Abdullah Gül’den resmen devraldığı gün olan 28 Ağustos’u “Yeni Türkiye’nin doğum günü” ilan etmişti.

Buna rağmen, Erdoğan’ın iddiasını anayasal düzenin mevcut devamlılığı açısından test edince, “28 Ağustos”un bu “Yeni Türkiye” kavramının içini tek başına dolduracak kadar yenilik içermediğini, dolayısıyla güçsüz bir metafor olduğunu kabul etmek gerekiyor.

İlan edilen “Yeni Türkiye”nin söz konusu doğum tarihi itibarı ile eskisinden tek farkı, Erdoğan’ın halk tarafından seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olması... Ve bir de tabii bu makama yükselenin kendisi olması. Demek ki kendisi tek başına “Yeni Türkiye”yi temsil ediyor.

Ancak Erdoğan “eski Türkiye”deki cumhurbaşkanlarının anayasal yetkilerini kullanmaya devam edecek. Çünkü anayasa aynı anayasa. Yine de bir fark olacak: Erdoğan anayasal yetki ve gücünü sonuna kadar kullanacağını söylüyor. Kendisinden önceki cumhurbaşkanlarının hiçbiri, askeri darbe ürünü 1982 Anayasası’nın onlara verdiği güç ve yetkiyi sonuna kadar kullanmaya gerek görmemişti. Darbeci Cumhurbaşkanı Kenan Evren dâhil...

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish