Ağırlıklı olarak Müslüman ve muhafazakar bir ülke olan Türkiye’nin lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireyler için cennet olmadığı aşikar. Al-Monitor’dan Verda Özer’in de belirttiği gibi hükümet LGBT haklarını güçlendirecek her türlü girişimi engellemek için elinden geleni yapıyor.
Dahası, trans bireyler dini ahlak ve homofobik ön yargılar yüzünden her an şiddet ve kurumsallaşmış bir ayrımcılığın kıyısında yaşıyor.
Ancak, LGBT hakları için verilen mücadele çetin olsa da imkansız değil. Örneğin, son olarak Aydın’daki bir mahkeme Türk Ceza Kanunu’nun genelde trans bireyler aleyhinde kullanılan bir maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Ayrıca, İstanbul’daki geniş katılımlı onur yürüyüşü ve bu yıl ilk kez düzenlenen trans güzellik yarışması da basından yoğun ilgi gördü ve LGBT’lilerin toplumda yaşadıkları sıkıntılara ışık tuttu.
Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesinin 4. fıkrası, zoofili, nekrofili ve “doğal olmayan yoldan cinsel davranışlarla” ilgili ses, yazı ve görüntüleri yayan kişilerin 1 ila 4 yıl hapis ve para cezasına çarptırılmasını öngörüyor. Aslında Türkiye’de homoseksüellik yasak değil, ancak hakimler ve savcılar kanundaki bu belirsizliği sık sık trans bireylerin aleyhinde kullanıyor ve böylelikle oluşan bir içtihat söz konusu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.