HALEP, Suriye — Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) Yüksek Askeri Komutası’ndan General Salim İdris’in El Kaide bağlantılı gruplara karşı rejimle güç birliği yapmak istediğine dair sözleri, geçen hafta gündeme bomba gibi düştü. Yine de bu sözlerin anlamı yeterince irdelenmedi. İdris de zaten sonradan açıklamasını sulandırıp geri adım atmaya çalıştı. Dikkatli gözlemciler için İdris’in örtülü mesajı aslında son derece netti: Suriye’deki Batı destekli “ılımlı” ÖSO isyancılarının dayanacak hâli kalmadı. Çaresiz ve tükenmek üzereler. Onlar için bundan ötesi yok.
Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı asla muhatap almamaya ve onu devirmeye yemin etmiş olan ÖSO’nun şimdi bu çaresiz sözleri sarf etmesi, Suriye’deki çatışmada dönen hileler ve oyunlar hakkında çok şey söylüyor. Üçüncü yılını doldurmak üzere olan savaş, her geçen gün daha derin ve kaotik bir bataklığa saplanıyor.
İdris’in ılımlı isyancıları, rejimin üstün ateş gücüyle yarışacak durumda değildi ve hezimet üstüne hezimet yaşadı. Muhalefet içinde ise tamamen farklı bir hedef ve ideolojiyle hareket eden ve daha güçlü finansman ve örgütlenmeye sahip olan cihatçı İslamcılar, ÖSO’nun önüne geçti. Bu sıkışmışlık hâli belki de örgütün akıbetini nihai olarak belirledi. İdris’in adamları kendileri gibi bahtsız Suriye Ulusal Koalisyonu ile kader birliği yaptı. Koalisyon lideri Ahmet El Cabra da küresel güçlerden “güvence” aldıklarını söyleyerek muzaffer bir edayla kavganın içine atladı.
Olup bitenler, 22 Ocak’ta yapılması planlanan Cenevre-2 Konferansı’yla yakından ilgili. Konferans muhtemelen Suriye sahasında kimin kimden daha üstün olduğunu gösterecek. En iyi takımlarını sahaya süren taraflar, bir yandan rakiplerine çalım atıp mümkün olan en yüksek puanı toplamaya çalışırken, diğer yandan da verilen süre içinde mümkün olan en çok tavizi koparmaya çalışıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.