Türk ulusal istihbarat teşkilatının bir numaralı ismi Hakan Fidan’ın adı iki haftadır saygın Amerikan gazetelerinde son derece negatif anlamda geçiyor.
Bu negatif yayınlar sürecine geçmeden önce Batı medyasında çok ilgi çeken Türk istihbarat şefi ile ilgili bazı bilgileri ve kişisel görüşlerimi aktarmak isterim…
Hakan Fidan imkanları çok kısıtlı bir Türk ailenin çocuğudur.TSK’da 15 sene astsubaylık yapmıştır.Sonra kendi zekası ve birikimine bu işin az geldiğini anlayıp 2001 yılında TSK’dan ayrılmıştır.Bir yandan saygın Türk üniversitesi Bilkent’te istihbarat ve uluslararası ilişkiler üzerine master ve doktora yapmıştır.Fidan'ın entelektüel yönü çok kuvvetlidir.İki oğlunun da üst düzey entelektüeller olarak yetiştirilmesini çok önemseyen ve bir kitabevine girdiğinde 10 saat hiç çıkmayan bir adamdır.Fidan bir yandan doktora yaparken diğer yandan da Başbakanlık’ta hemen hemen tüm dünya ülkelerini gezmesini sağlayan bürokratik bir konum elde etmiştir.Bu süreç Fidan’ı entelektüel ve organizasyonel anlamda çok geliştirmiş bir süreçtir.Sonrasında da bugünkü konumuna gelmiştir.2009 yılından beri PKK ile Türk devletinin barış masasına oturmasının en büyük mimarı Fidan’dır.Kürt meselesinin geleneksel Türk devlet politikası olan asimilasyon baskı ve sindirme politikalarıyla çözülemeyeceğini devlet içinde en çok dillendiren adamdır Hakan Fidan.Kürtlerin ve diğer ezilen sosyal grupların haklarının ve özgürlüklerinin ısrarlı bir savuncusudur. Yani Türk istihbarat tarihinde görülmedik biçimde demokrat biridir Fidan.Batı’ya karşı da yaklaşımı son derece olumludur.Türkiye’nin Batı ittifakının parçası olmasını çok önemser.Ankara’nın Washington ile ilişkilerinin her zaman çok çok yakın olması gerektiğini düşünür.Türkiye’nin Batı ittifakının bir parçası olarak projeler üreten çok aktif ve etkin bir konum almasını ister.Bence son dönemdeki sorunların kaynağı buradan çıkıyor...Çünkü bugüne kadar Washington ve diğer Batı merkezleri pasif ve talimat alan bir Ankara’ya alışmıştı.İlk kez bu dönemde Batı ittifakına tam bağlı fakat aktif ve inisiyatif alan bir Ankara yaklaşımı var…
Şimdi son dönemde Batı medyasında yazılanlara gelelim…Önce The Wall Street Journal’da Türkiye’nin Suriye politikası ve Amerika ile Suriye’deki El Kaide teröristlerine yapılan yardımla ilgili yaşadığı anlaşmazlık haber yapıldı. Haberin merkezi Türkiye ile ABD’nin Suriye konusundaki anlaşmazlığıydı ama nedense mesele Hakan Fidan üzerinden anlatılıyordu.Gazetede Fidan’la ilgili tuhaf bir iddia da dile getiriliyordu. Bu iddiaya gore Hakan Fidan, Amerika ve İsrail’in İran’la ilgili bir istihbaratını İran’la paylaşmıştı. CIA bu paylaşımı ‘Güven oluşturmak için yapılmış olabilir’ sözleriyle değerlendiriyordu habere göre…
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.