Türkiye'nin Nabzı

Türkiye’deki iş dünyasının gözü Musul’da

By
p
Article Summary
Musul’daki ekonomik pastanın büyüklüğü tüm dünya kadar Türkiyeli iş çevrelerinin de iştahını kabartıyor.

DİYARBAKIR -- Dicle Nehri’nin ortadan ikiye ayırdığı, Irak’ın en büyük ikinci kenti Musul nehir çevresindeki parkları, yolları ve köprüleriyle Doğu-Batı sentezi bir kent gibiydi. Ancak Irak’ın girdiği savaşlara ve karışıklıklara rağmen ayakta kalmayı başaran kent IŞİD işgaline direnemedi.

Haziran 2014’te kenti işgal eden IŞİD üç yıl Musul’dan çıkmadı. Uluslararası koalisyonun hava desteği, Irak ordusu ve Kürt güçlerinin kara saldırısıyla örgüt kentten temmuz ayında tamamen temizlendi. IŞİD gitti ama geriye enkaz yığını hariç Musul diye bir kent de kalmadı.

Kentin neredeyse yüzde 80’i hava bombardımanı nedeniyle yerle bir oldu. Halk arasındaki yaygın tabirle taş taş üstünde kalmadı. Musullular kaybettikleri yakınları için ağlıyor, yetkililer kenti yeniden ayağa kaldırmanın yollarını arıyor. İlk ihtiyaç duyulan para. Irak Planlama Bakanlığı kentin yeniden inşası için 100 milyar dolara ihtiyaç olduğunu açıkladı. Bazı iş çevrelerine göre ise rakam bunun çok üstünde. Örneğin sadece havaalanının onarımı için 50 milyon dolar gerekiyor.

İşte bu büyük pasta tüm dünyanın gözünü Musul’a çevirdi. İlk harekete geçen ise Kürt iş insanı Muazzez Baktaş oldu. Yıllardır Irak Kürdistanı’nda inşaat sektöründe faaliyet gösteren Baktaş Musul’un kurtarılmasından sonra kentte şirket kuran ilk isim oldu. Musul’daki yıkımın çok büyük olduğunu vurgulayan Baktaş Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Musul yeniden yapılandırılacak. Biz de inşaat sektöründeyiz, bu anlamda katkıda bulunmak istedik. Merkezimiz Londra, şubelerimiz Musul ve Erbil’de. Dünya şirketlerinin iştahını kabartan bir yer. Orada büyük bir pasta var, büyük şirketlerin yöneticileri Erbil’de araştırma yapıyorlar. Türkiye firmaları için çekici, cazip bir yer. (...) Kentin yüzde 80’i yerle bir olmuş. Pastanın büyüklüğünü bu şekilde hesaplayabiliriz.”

Irak’ın özellikle de Kürt bölgesi Türkiye için her zaman önemli bir pazar olageldi. Yıllardır Irak pazarında olan Türkiyeli iş çevrelerinin gözü şimdi de Musul’da. Kentteki en önemli pazar inşaat sektörü. Türkiye dışında önemli projelere imza atan Türk firmaları bu pazardan en büyük payı almanın peşinde.

Merkezi Diyarbakır’da bulunan ve 13 bin üyesi olan Doğu ve Güneydoğu İş Adamları Dernekleri Federasyonu (DOGÜNSİFED) Hükümet’in elini çabuk tutmasını istiyor. DOGÜNSİFED Başkanı Aziz Özkılıç Türkiyeli firmaların Irak’ta kendilerini ispatladığını söyleyerek Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Türkiye’nin Irak’la toplam ihracatına baktığımız zaman 20 milyar dolar civarındadır. Diyarbakır 150-160 milyon dolar gibi çok küçük bir pay alıyor ama sonuçta Türkiye ihracat yapıyor. Irak’ta Türk müteahhitler çok sayıda altyapı projesi yaptılar. Bunlar bir an önce Musul’un yeniden kalkındırmasında pay almak ister. Hükümet burada hızlı karar alabilir, hızlı harekete geçebilir. Ticaret Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı bu konuda Irak merkezi hükümetiyle bu çalışmayı yaparak, bunu hızlı bir şekilde Türkiye’deki iş çevrelerine sunabilir. Komşumuzdur, en yakın ülke biziz, sınır komşusuyuz, pastadan pay almak isteriz. Özellikle de Türkiye firmalarına verilmelidir. Türkiye’deki müteahhitler dünyada sayılıdır ve dünyanın önde gelen firmalarıdır.”

Türk firmalarının Musul’da iş yapmaları halinde Türkiye’nin ihracat hedeflerine rahatlıkla ulaşabileceğini vurgulayan Özkılıç şöyle devam etti: “Türkiye’nin ihracatını artırır. 2017 sonu itibarıyla hedef konulan 158 milyar dolara ulaşır. 2023 hedefi de 500 milyardır. Bunların yakalanması için önemlidir. Daha çok üretip daha çok satmak gerekir. Yanı başındaki komşuda yaparsanız daha iyi olur, daha kolay ulaşırsınız. Türkiye’ye ekonomik katkı sağlar, cari açığı aşağı çeker.”

“Irak bize ırak olmasın” bu sözler, Türkiye ile Irak arasında ticari, sosyo-ekonomik ve kültürel ilişkilerin artırılması amacıyla kurulan Türkiye-Irak Sanayici ve İşadamları Derneği (TİSİAD) Başkanı Nevaf Kılıç’a ait. Türkiye firmalarının Türkmenistan’dan sonra en fazla iş yaptıkları ülkenin Irak olduğunu söyleyen Kılıç Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Musul nüfus olarak Bağdat’tan sonra Irak’ın en büyük ikinci vilayeti ve ticaret şehri. Ondan dolayı Musul Türkiye için çok önemli, bizler için çok önemli. (...) İç savaştan dolayı Musul yerle bir oldu. Yeniden yapılacak ve alt yapı olsun, binalar, evler olsun yani yeniden imar edilecek.”

İhalelerin Türk firmalarına verilmesini beklediklerini de ifade eden Kılıç, “Özellikle ihalelerin birinci elden Türkiye’ye verilmesini bekliyoruz. (...) Irak bizim için önemli bir ülke, kültürümüz, dinimiz, dilimiz, coğrafyamız aynı. Bundan dolayı diğer ülkelerden daha avantajı olmamız gerekiyor.” dedi.

Dışarıdan bakıldığında bu talepler akla yatkın. Olmaması için gerekçe yok. Ancak tüm bunların önündeki en belirleyici faktör Türkiye’nin Irak’la ve Kürt bölgesiyle ilişkileri. Kürt bölgesinin merkezi hükümetten ayrıldığı 1990’lı yıllarda Türkiye’nin Kürtlere karşı katı tutumu nedeniyle iş dünyası bölgedeki ekonomik gelişmelerden yeterince faydalanamadı. Şimdi tarih tekerrür ediyor ancak bir farkla: 1990’larda gelişmeler Kürt bölgesindeydi şimdi ise Arap yoğunluklu bir kentte. Musul savaşına katılamayan Türkiye’nin umudu kenti yeniden inşa edebilmek. Türkiye’nin 1990’lardaki gibi hissi davranması beklenmiyor fakat elini çabuk tutup, doğru zamanda, doğru adımları atması gerekiyor. Tabi Ankara ve Bağdat arasında bu sıralar yeni bir sorun yaşanmazsa.

Bu bölümlerde bulundu: ekonomi ve ticaret

Mahmut Bozarslan gazeteciliğe 1996 yılında Diyarbakır’da başladı. Sabah Gazetesi, NTV ve El Cezire Türk’te muhabirlik yaptı. Bu sırada Fransız Haber Ajansı AFP’ye de serbest muhabir olarak katkıda bulundu. Bozarslan Kürt sorununun çeşitli yönleri, Irak Kürdistanı, kadın sorunu, mülteciler, yerel ekonomi gibi konularda haberler yaptı. Twitter hesabı: @mahmutbozarslan

x