TURKEY PULSE

Read in English

TÜRKİYE'NİN NABZI


 

Nikâh tartışmaları gölgesinde istismar endişesi

Author: Mahmut Bozarslan

DİYARBAKIR -- “Sanki şeriata geçiyoruz gibime geliyor.” Bu sözler Diyarbakırlı bir genç kıza ait. Al-Monitor’a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen genç kız meclise sunulan yasa tasarısı ile ilgili görüşlerini böyle ifade ediyor.

SummaryYAZDIR TBMM’ye sunulan ve müftülere nikâh kıyma yetkisini de kapsayan yasa tasarısı çocuk yaşta evliliklerin yoğun olduğu Güneydoğu’da da tartışılıyor. Yasaya destek az tepki çok. Kaygıların nedeni, yasanın geçmesi halinde çocuk istismarının artması.
Author

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne temmuz ayının son haftası sunulan tasarının adı “Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı.” Tartışmalar ise iki maddenin etrafında dönüyor. Tasarının 22. maddesi: ''İl ve ilçe müftülerinin evlendirme memurları arasına eklenmesi.'' Diğer bir tartışma konusu ise 5. madde: ''Sağlık personelinin takibi dışında doğan çocukların doğum bildirimi nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapılabilecek.” Yasaya karşı çıkanlar bu maddenin, zaten fazla olan çocuk istismarını artıracağı görüşünde.

Tasarıya Türkiye’deki değişik kesimler tepki gösterdi. En güçlü tepkilerden biri Diyarbakır’dan geldi. Kaygının nedeni çocuk istismarının yüksek olduğu bölgede yeni vakaların ortaya çıkması endişesi. İnsan Hakları Derneği 2016 yılında Doğu ve Güneydoğu’da 110 istismar vakasını rapor etti. İHD 2017 yılının ilk altı ayında ise -yine Doğu ve Güneydoğu’da- 82 çocuk istismarını kayıtlarına geçirdi. Diyarbakır Barosu’nun Adalet Bakanlığı verilerini temel alarak hazırladığı rapora göre ise 2015 yılında ‘Çocuğun Cinsel istismarı Suçu’na ilişkin 17 bin dava açıldı.

Kadın hakları alanında çalışmalar yapan ve kadınlara hukuki destek sağlayan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Aslı Pasinli tasarının kadınların birçok hakkını elinden alacağı görüşünde. Al-Monitor’a konuşan Pasinli düzenlemenin vatandaşlara daha kolay hizmet iddiasıyla hazırlansa da yeni sorunların önünü açacağına dikkat çekti: “Kadınların Medeni Kanun ve Anayasa’nın laiklik ilkesi ile beraber kazandıkları birçok hakkı bertaraf edici nitelikte değişiklikleri beraberinde getiriyor. İl ve ilçe müftülerine verilen evlendirme yetkisinin, vatandaşa kolay hizmet kaygısının çok daha dışında başka amaçları hedeflendiğini düşünüyoruz. İmam nikâhlarını kolaylaştırıcı bir etkiye sahip. Ayrıca, erken yaşta evliliklerin önünü açabilir. Müftülük dini bir makamdır. Belli bir dine mensup makamların sosyal yaşamdaki etkinliğini ve faaliyet alanını artıracak bir uygulamadır.”

Avukat Pasinli’nin itiraz ettiği diğer nokta ise doğumların kayda geçirilmesini düzenleyen 5. maddeye ilişkin: “Tasarıda bir diğer dikkat çekici husus da tasarının beşinci maddesinde dile getirilen, sağlık personelinin takibi dışında doğumun nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla bildirilmesi. Tasarı kendi içerisinde şunu göstermiş: Sağlık personeli takibi dışında doğan yani evde doğumları nüfus müdürlüklerine sözlü beyanla yapacaksınız. Bunu araştırmakla yükümlü mülki amir, aile hekimliklerinin olması ön görülüyor. Tabii ki bu yetersiz bir çözümdür evde doğum olaylarını artırıcı bir olaydır.”

Pasinli tasarının yasalaşması halinde istismarın önünün açılacağını savunarak şöyle devam etti: “Bizim için önemli olan erken yaşta evliliklerin tespiti. Genelde çocuk hamile kalıp hastaneye gittiği vakit sağlık personelinin bildirimi sayesinde istismar ortaya çıkıyordu. Bu da istismarcıların tespiti ve yargı önüne getirilmesini kolaylaştırıyordu. Şimdi artık istismarcıların tespiti zorlaşacak. Bu uygulama çocuk istismarını görünmez kılacak. Bu anlamda çocuk istismarı da evde doğum yapan kadın ve çocuk ölümleri de artacak. Gerekli sağlık hizmeti elde edilemeyeceği için ciddi bir sıkıntı yaşanacak.”

Yıllarca bölgede imamlık yapan Zahit Çiftkuran yasanın içeriğine dikkat çekti. Al-Monitor’a konuşan Çiftkuran’a göre nikâhı kimin kıydığı değil, yasanı getirdikleri önemli. Nikâhı belediye memuru gibi müftünün de kıyabileceğini ifada eden Çiftkuran, “Kanun neyse kanunun üzerinde durmamız gerekiyor. Eğer bir istismara yol açıyorsa bu istismara yol vermeyelim. Kanun çıktıktan sonra istismar yolu varsa belediye de bu istismarı yapar müftülük de yapar,” diye konuştu.

Yasaya Pasinli ve Çiftkuran’ın yanı sıra vatandaşlar da karşı. Kısa süre önce evlenen 25 yaşındaki Dilek Akın yasanın medeni hukuka aykırı olduğu görüşünde. Al-Monitor’a konuşan Akın şöyle diyor: “Müftünün görevi nedir? Millete dini anlatmaktır. Peki ne olacak? Eğer müftü nikâh kıyabilecekse kadınların özel hayatına karışabilecek, yönlendirebilecek. Müftü kesinlikle bu konuya karışmamalı.”

Akın’ın kaygısı yasayla birlikte sadece istismarın değil din adamlarının kadınların yaşam tarzına da karışmasının önünün açılacağı.

Yasanın utanç verici olduğunu düşünen Sefer Yegül de Al-Monitor’a şöyle diyor: “Belediyelere bu yetki verilmişken, belediye başkanları ya da görevlendirdiği kişiler, medeni kanuna göre belirli bir yaş kriterinin (18 yaşından küçük) altında olan çocuklara nikâh kıyamıyorlardı. Daha önce yaşı ne olursa olsun küçük çocukları yaşı büyük adamlarla imam nikâhı ile evlendiren imamlar şimdi bunu resmi kanaldan yapacak.”

Peki yasaya destek veren yok mu? Elbette var. Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarının örgütlü olduğu Diyanet-Sen Sendikası’nın Şube Başkanı Ömer Evsen yasayı olumlu bulanlardan. Evsen mevcut yetkinin nikâh memurlarıyla birlikte müftülere de verildiğini vurguladı. Al-Monitor’a konuşan Evsen yasanın birçok sıkıntıyı ortadan kaldıracağını savunarak şöyle dedi: “Türkiye genelinde bin 38 müftümüze nikâh kıyma yetkisi verilecek. Yani belediye başkanlarıyla beraber müftü de nikâh kıyabilecek. Biz düzenlemeyi şundan dolayı önemsiyoruz: Özellikle nikâhsız veya dini nikâhlı birliktelikler hem yasal olarak hem de sosyal zemin açısından ciddi sıkıntılara yol açıyordu. Bu sıkıntıların giderilmesi noktasında sorunları giderici bir rolü olacağını düşünüyoruz. Müftülüklere verilecek olan yetkinin dini nikâh kisvesi altında uygunsuz nikâhların önüne geçeceğine, ikinci, üçüncü eş gibi olayların önüne geçeceğini çok açık ve net görüyoruz.”

Evsen müftülerin çok az sayıda nikâh kıyacaklarını düşünüyor: “Sonuç itibarıyla Türkiye’de her yıl 600 binin üzerinde nikâh kıyılıyor. Bizim beklentimiz yaklaşık 35-40 bin arasında nikâhın müftülükler tarafından kıyılması. Yani bunun yüzde beş ile 10’u civarında bir nikâh kıyma yetkisinin geçeceğini düşünüyoruz. Bunu çok olumlu olduğunu düşünüyoruz. Bu nikâhlar hepsi zaten kayıtlı nikâhlar olacak yani siz nüfus müdürlüğüne hangi belgelerle gidiyorsanız yahut muhtarlıklara hangi belgelerle gidiyorsanız yahut belediyeye hangi belgelerle gidiyorsanız müftüye de aynı belgelerle gideceksiniz. Yani müftülüklerin kanunda olmayan bir nikâh kıyması gibi bir durum söz konusu olmayacak. Bu işlem yasayla çerçevesi belirlenmiş olduğu için bir istismar olması söz konusu değil.”

Meclis tatilde olduğu için tasarı henüz görüşülmeye başlanmadı. Tasarı daha Genel Kurul'a gelmeden bu kadar tepki çekti. Sivil toplum örgütleri ise yasa meclis genel kurulunda görüşülmeye başlandığı zaman daha sert tepki göstermeye hazırlanıyor.

Read More: http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2017/08/turkeys-muftis-to-conduct-marriages.html

Mahmut Bozarslan
Katkıda Bulunan Yazar,  Türkiye'nin Nabzı

Mahmut Bozarslan gazeteciliğe 1996 yılında Diyarbakır’da başladı. Sabah Gazetesi, NTV ve El Cezire Türk’te muhabirlik yaptı. Bu sırada Fransız Haber Ajansı AFP’ye de serbest muhabir olarak katkıda bulundu. Bozarslan Kürt sorununun çeşitli yönleri, Irak Kürdistanı, kadın sorunu, mülteciler, yerel ekonomi gibi konularda haberler yaptı. Twitter hesabı: @mahmutbozarslan

Original Al-Monitor Translations

Read in English

Google ile Çevir

More from  Türkiye'nin Nabzı

©2017 Al-Monitor. All rights reserved.

Get Al-Monitor delivered to your Inbox

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X

PAYLAŞ