Musul’un alınmasından sonra Iraklı yetkililerden gelen açıklamalar, İslam Devleti halifeliğinin kaçınılmaz bir çöküş içinde olduğu yönünde Batılı istihbarat servislerinden gelen değerlendirmelerle uyuşuyor. Aynı istihbarat kaynakları Rakka’nın düşüşünün zaman alacağını öngörse de Rakka da eninde sonunda düşecek. Bu da İslam Devleti’nden (İD) geri kalan militanların özellikle ABD ve Avrupa’yı hedef alan küresel cihatlarını sürdürebilmek için daha uzak ve ücra bölgelere sığınmaya çalışacağı anlamına geliyor.
Gelinen noktada Orta Doğu’daki çeşitli aktörler, bölgedeki İD varlığının fiziksel olarak ortadan kalktığı İD sonrası döneme hazırlanıyor. Bu dönem bir iki yıl içinde başlayabilir. Yani eli kulağında.
Kuzeydeki gelişmelere vakıf kıdemli bir İsrailli askeri yetkili kimliğinin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a şöyle konuştu: "Yeni Orta Doğu değişik bir yer. Olaylara siyah ve beyaz şeklinde baktığımız, bazı grupları düşman diye tanımlayıp bazılarını müttefik saydığımız günler geride kaldı. Birçok aktör artık her ikisi olabiliyor. Her şey o andaki bakış açınıza, mevzubahis bölgeye ve çıkarlarınıza bağlı.”
Yetkili bu sözleriyle özellikle Hizbullah, İran, Rusya ve Lübnan ordusunu kastediyordu. ABD’nin Lübnan ordusuna bakışı ve onu aktif bir şekilde silahlandırmaya devam etmesi İsrail’i fazlasıyla kaygılandırıyor. Yetkili bu konuda şöyle dedi: “ABD, Lübnan ordusunun ülkenin kuzeyinde İD’le mücadele ettiğini görüyor ve onu olumlu bir güç olarak işaretliyor ya da bir nevi İD karşıtı koalisyonun parçası sayıyor. Ancak bu bir yanılgıdır. Çünkü Lübnan ordusu giderek Hizbullah’la özdeşleşiyor. ABD’nin Lübnan ordusuna kuzeydeki mücadele için sağladığı silahlar ileride Lübnan ordusu ve Hizbullah tarafından güneyde bize karşı kullanılabilir.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.