Türkiye'nin Nabzı

Krizin kod adı: Domates

By
p
Article Summary
Türkiye-Rusya arasında gerçekleşen üst düzey görüşmelerde Suriye’de çatışmasız bölgeler oluşturma konusunda uzlaşma sağlandı ama “domates krizi” aşılamadı. Çünkü iki ülke ilişkilerinde “domates” artık sadece kendini temsil eden bir ürün değil.

Kırmızı domates, Türkiye ve Rusya arasındaki siyasi ve ticari ilişkilere damgasını vuran en popüler ürün haline geldi. Son aylarda iki ülke arasında gerçekleşen üst düzey ziyaretlerde “Suriye savaşı” gibi ağır bir konuda bile mesafe alındığı halde “domates krizi” aşılamadı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 3 Mayıs’ta Soçi’de buluştu. Görüşmeden sonra Putin “ilişkilerin tamamen onarıldığını” söyledi. Ancak Erdoğan mutabakatın domatesi kapsamadığını açıkladı. Böylece ilişkilerdeki pürüzün tam olarak giderilemediğini ortaya çıktı. Erdoğan’ın “Türk domatesi ucuz ve lezzetlidir” sözü de Rusya’yı ikna etmeye yetmedi. Putin, “pazarlarımızı sonsuza kadar Türk domatesine kapalı tutamayız” diyerek en azından beklentileri canlı tuttu.

Açıklamaların ardından Antalya domatesi popülaritesini iyice artırarak gazete ve televizyon haberlerinde ön sıraya yerleşti. Zirveye damgasını vuran bu sebze sosyal medyada da günün konusuydu. Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın görüşmeden sonra Twitter hesabı üzerinden domates resmi paylaşıp altına “büyüksün” diye yazdı.

Peki bu ambargo neden aşılamıyor?

Çünkü domates sadece kendini temsil eden bir ürün olmaktan çıktı. İki ülke arasında 2015 kasım ayında Rus uçağının düşürülmesiyle patlak veren ve halen çözülmemiş olan birçok sorun var ve bunlar genel olarak “domates krizi” adı altında ifade ediliyor. Nitekim, Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev nisan ayında yaptığı açıklamada “Türk domateslerinin Rusya’ya girişinin serbest bırakılması için Rusya’dan Türkiye pazarına et ihracatı konusunun görüşülmesi gerekiyor.” dedi. Rus Bakan biraz daha ileri giderek Moskova’nın Türk gıda ürünlerine sınırlamaları kaldırma kararı alırken ulusal güvenlik konusunu da göz önünde bulunduracağını söyledi.

Tkaçev bir televizyon programında domates ambargosunun daha ne kadar devam edeceği sorusuna ise “Bu her şeyden önce siyasi bir konu” yanıtını verdi.

Öyle anlaşılıyor ki, domates krizinin aşılması için öncelikle iki ülke arasındaki “siyasi” sorunların çözülmesi, güven bunalımının aşılması, Suriye’nin geleceği gibi konularda görüş farklılıklarının azaltılması ve ambargoların karşılıklı olarak kaldırılması gerekiyor.

Her ne kadar birçok konuda anlaşma sağlandığı söylense de Rusya Türkiye’den yaş sebze ve meyve alımında ambargoyu tamamen kaldırmış değil. Çeşitli bahaneler öne sürülerek ya alım yapılmıyor ya da işlemler yavaşlatılıyor. Uygulamalar siyasi sorunların devam ettiğini gösteriyor.

Uçak krizinin ardından alımı yasaklanan ürünlerden şimdilik sadece portakal, mandarin, kayısı, şeftali, erik, soğan, karnabahar, brokoli ve karanfil çiçeğinde ambargo kalkmış durumda.

Domates ambargosunun bir başka gerekçesi “yerli üretimin” teşvik edilmesi. Ancak bu gerekçe rasyonel değil. Çünkü Rusya soğuk bir ülke. Domatesin lezzetli bir şekilde üretilmesi için öncelikle güneş gerekiyor. Seralarda üretimin maliyeti ise Türkiye’den satın almaktan çok daha yüksek. Üstelik Rusya’nın ihtiyacını karşılayacak kadar domatesin kısa sürede içeride üretilmesi mümkün değil. İşte bu yüzden Rusya Türkiye’ye ambargo uygularken, başka ülkelerden domates satın almaya devam ediyor. Ancak Rusya’nın domates aldığı Belarus, Kazakistan, Azerbaycan gibi ülkeler de domatesi Türkiye’den ithal ediyor.

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak krizden önce toplam 540 bin tonluk domates ihracatının 380 bin tonunu Rusya’ya gerçekleştirdiklerini, şimdi Rusya’nın yerini komşu ülkelerin aldığını söylüyor.

Türk Tarım Bakanlığı domatese karşı misilleme olarak mart ayında Rusya’dan buğday, mısır, pirinç, bezelye, ham ayçiçeği yağı ve ayçiçeği küspesi alımını durdurdu.

Rusya Tarım Bakanı Tkaçev ambargodan sonra Rossiya 24 televizyonuna yaptığı açıklamada ambargoyu “sırtımızdan bıçaklandık” şeklinde yorumlamış ve Rus tarımcıların 1.3 ile 1.5 milyar dolar arasında kayba uğrayacağına dikkat çekmişti.

Dünya gazetesinin haberine göre, Türkiye dünyaya ihraç ettiği 1.9 milyar dolarlık yaş sebze ve meyvenin 2015 yılında 875 milyon dolarlık bölümünü Rusya’ya satmıştı. Uçak krizinden sonra Rusya’nın yasak koyması üzerine sebze meyve ihracatı 331 milyon dolara geriledi. Buna karşılık Türkiye 2016 yılında Rusya’dan 720 milyon dolarlık ayçiçeği tohumu yağı, 76 milyon dolarlık mısır ve 490 milyon dolarlık buğday satın almıştı.

Soçi zirvesinden sonra Rusya Başbakan Yardımcısı Arkadiy Dvorkoviç, Türkiye’nin uyguladığı buğday ambargosunu kaldıracağını, domates ithaline getirilen kısıtlamaların ise üç-beş yıl sürebileceğini açıkladı. Bu açıklamadan birkaç gün sonra Türkiye Rusya’dan buğday alımına yeniden başladı.

Peki Soçi zirvesinde Türkiye ne kazandı?

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi NTV özel yayınında Rusya ile müteahhitlik, turizm ve ağaç sektöründe çalışma izinleri ve Türk işçi istihdamı ile ilgili yasakların kalktığını açıkladı.

Domatesin arkasına saklanmış sorunlardan biri de iki ülkenin uçak krizinden önceki vizesiz geçiş uygulamasına halen dönülmemiş olması. Görüşmelerde sadece iş adamlarının vizesiz geçişi için çalışmalarda ilerleme sağlandı. Genel olarak sorun devam ediyor.

Öte yandan, Türkiye-Rusya arasındaki karşılıklı yaptırımlar iki ülke arasında ticaret hacminde ağır hasara yol açmış durumda. 2014 yılında 31.2 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2015 yılından 24 milyar dolara, 2016 yılında ise sert bir düşüşle 16.8 milyar dolara geriledi. Bu yılın ilk üç ayındaki ticaret hacmi ise 4 milyar 881 milyon dolar oldu. Bunun sadece 498 milyon doları Türkiye’nin ihracatını oluşturuyor. Oysa iki ülke ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefleniyordu.

Karşılıklı yaptırımlardan en çok zarar gören Türkiye. Rusya’ya karşı sürekli ticaret açığı veren Türkiye’ye domates yasağının kaldırılması da yetmeyecek gibi görünüyor. Ancak bu sembol ürüne kapının açılması, iki ülke arasındaki sorunların büyük ölçüde çözüldüğü anlamına geleceği için, ticaret hacmi ile birlikte Türkiye’nin satacağı malların miktarı da artabilir.

Öte yandan domates Türkiye içerisinde fiyatıyla gündem oluşturmaya devam ediyor. Nisan ayının zam şampiyonu yüzde 61’lik artışla domates oldu. Peki Ruslar almadığı halde domatesin fiyatı neden bu kadar yükseldi? Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi Rusya’nın uyguladığı kısıtlamalara rağmen domates ihracatının yaklaşık yüzde 40 arttığını söyledi.

Pazarda geçen yıl üç-dört lira olan domatesin fiyatının 15 liraya kadar yükseldiğini gören vatandaşlar “iyi ki Rusya ambargo uyguluyor. Bir de oraya ihracat yapılsa kim bilir fiyatlar nereye çıkardı” diye tepki gösteriyor. Yani Rus ambargosuna Türk halkından örtülü destek var.

Bu bölümlerde bulundu: tarım

Profesyonel gazetecilik hayatına 34 yıl önce başlayan Çetingüleç, Sabah medya grubunda çalıştığı 23 yıl içinde, Başbakanlık muhabirliği, Cumhurbaşkanlığı muhabirliği, ekonomi servisi ve parlamento bürosu şefliği de dahil pek çok farklı alanda görev yapmıştır. Dokuz yıl boyunca Takvim gazetesinin Ankara Temsilciliğini üstlenen ve aynı gazetede köşe yazan Çetingüleç’in yayımlanmış iki kitabı vardır.

NEVER MISS
ANOTHER STORY
Haber bültenimize üye olun
x