Suriye'nin Nabzı

El Bab Türkiye’nin desteğiyle ayağa kalkmaya çalışıyor

By
p
Article Summary
İslam Devleti’nden kurtulan El Bab’ın ayağa kalkmasına yardım eden Türkiye, bu çabalarının hem yerel halkın hem kendi yararına olduğuna inanıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

EL BAB, Suriye — Halep’in 38 kilometre kuzeydoğusunda bulunan El Bab kenti, aylar süren ve 23 Şubat’ta İslam Devleti’nin (İD) çekilmesiyle sonuçlanan bombardıman ve çatışmaların ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor.

İD’in ardından El Bab’ın kontrolü, 24 Ağustos 2016’da başlayan Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) geçmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 17 Nisan’da “Fırat Kalkanı bizim son değil, ilk operasyonumuzdur.” ifadesini kullandı.

El Bab’a ulaşmak için yolda ÖSO kontrol noktalarından geçiliyor. Savaşın yıkımı kentin içinde daha net ortaya çıkıyor. Moloz yığınları dozer ve kamyonlarla kaldırılırken insanlar da evlerini, mülklerini onarıyor.

El Bab’ın stratejik önemi nedeniyle İD burayı bırakmamak için epey direndi. Yoğun nüfus sayesinde örgüt birçok yeni savaşçı da kazandı, bunları Şeriat eğitiminden geçirerek saflarına kattı. Aralıktan şubata kadar El Bab kesintisiz bir savaşa sahne oldu. Türk ordusunun yoğun hava ve topçu bombardımanlarının yanı sıra Rusya ve ABD öncülündeki uluslararası koalisyon da hava operasyonları düzenledi.

Sivil savunma ekipleri sokaklarda moloz temizlerken kent merkezinde yaygın bir ulaşım aracı olan motosikletlerin sesi eksik olmuyor. Ebu Kemal isimli vatandaş da geriye sadece kırık dökük rafların kaldığı dükkânının önünde taş ve cam parçaları süpürüyor. Dükkânın bulunduğu bina bombardımanlardan fazla etkilenmemiş ama Ebu Kemal’in evi o kadar şanslı değilmiş. Odalardan biri tamamen tahrip olurken binanın geneli de büyük hasar görmüş.

Ebu Kemal Al-Monitor’a şöyle diyor: “Bu ülke bizim, onu yeniden ayağa kaldıracak olan da biziz. (…) Ben Halep’in 40 kilometre kuzeyindeki Azez kasabasına kaçmıştım. Dört ay orada kaldım. Tüm bu moloz yığınlarına rağmen eve döndüğüm için mutluyum.”

El Bab halkını ne gibi sıkıntıların beklediği sorusuna Ebu Kemal şu yanıtı veriyor: “Evlerin çoğu onarıma muhtaç ama birçok insan bunu karşılayacak durumda değil. Kaldı ki çok ağır hasar gören evler var. Su ve jeneratör sıkıntısı var, sağlık hizmetleri yok ve o yüzden birçok insan kente dönmekte tereddüt ediyor.”

8 Mart’ta El Hafsa istasyonunu ele geçiren rejim, o günden beri Fırat Nehri’nin El Bab’a akışını kesiyor ve halk kuyulardan taşınan sularla idare ediyor.

El Bab çarşılarında birçok dükkân yeniden açılmış. Toptancılar, tüpçüler, eczaneler ve fırınlar çalışıyor. Ancak El Bab’ın Halep vilayetinin en kalabalık kentlerinden biri olduğu düşünülürse ticari ve sınai hayat hâlâ normalin çok altında.

İnsan giriş, çıkışı sürdüğü için El Bab’ın şu anki nüfusu tam olarak bilinmiyor. Kentteki yerel konseyin başkanı Cemal Osman, nüfusun 50 bini aştığını tahmin ediyor. Yine de bu rakam El Bab’ın İD’in eline geçtiği ocak 2014 öncesinin çok altında.

7 Mart’ta kurulan yerel konsey çeşitli hizmetlerden sorumlu 13 daireden oluşuyor. Bu hizmetler uluslararası, yerel örgütler ve Türk hükümeti ile koordinasyon hâlinde sağlanıyor.

Osman, su sorununa geçici çözüm olarak altı kuyunun kazıldığını ve bunlara su pompalanacağını belirtti. Ayrıca El Hikme Hastanesi’nin onarılmakta olduğunu ve önümüzdeki haftalarda açılacağını söyledi. Türk hükümeti de kent dışında 200 yataklık yeni bir kamu hastanesi kurma projesini onaylamış.

Türkiye El Bab’la yakından ilgileniyor. Her gün kente gelen resmi Türk heyetleri de bunun göstergesi. Heyetler, eğitim ve sağlık dâhil kamusal hizmet projeleri için kentteki hasarı ve ihtiyaçları değerlendiriyor. Dokuz okulun ayağa kaldırılmasını da üstlenen Türkiye ihtiyaç duyulan tüm kitap ve malzemeleri sağlıyor.

Yerel konseyde eğitim dairesi başkanı olan Ahmed Karaz, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada El Bab’ta dört okulun şu an kapasitelerinin çok üzerinde faaliyet gösterdiğini, önümüzdeki haftalarda dört okulun daha açılacağını belirtti.

Türkiye El Bab’ın yerinden edilmiş insanlar için güvenli bölge işlevi görebileceği inancında. Fırat Kalkanı Harekâtı’nda kurtarılan El Bab ve civar kasabalar, geniş yerleşim alanlarının bulunduğu 30 kilometre karelik bir bölge oluşturuyor. Türkiye’nin sınır kenti Gaziantep’in Belediye Başkanı Fatma Şahin 6 Nisan’da yaptığı açıklamada El Bab’ın İD’den temizlenmesiyle “kazan-kazan” durumu olacağını belirtti ve şöyle dedi: “Suriyeliler ülkelerine geri dönecek, biz de artık sınırlarımızda terörist görmeyeceğiz ve mülteci yükümüz hafifleyecek.”

Osman’a göre Türkiye’den dönerek El Bab kentine yerleşen Suriyelilerin sayısı en az 5 bin.

Türk ve Suriyeli mühendislerden oluşan bir komisyon, onarımı mümkün olmayan ve can tehlikesi yaratan hasarlı yapıların yıkımında çalışıyor. Sahipleri isteği takdirde daha az hasarlı binalar da yıkılıyor.

Osman barınma sorunuyla ilgili şöyle diyor: “Türk hükümeti bize El Bab’ın dışında bir uydu kent inşa edeceğine ve yerinden edilmiş insanlara buradan daireler vererek yardım edeceğine söz verdi. Ancak bu söz henüz hayata geçmiş değil.”

80 bin kişiyi barındıracağı söylenen bu uydu kent Osman’a göre El Bab’ın dört kilometre kuzeydoğusunda bulunan Cebal El Deyr yakınında inşa edilebilir. Türk hükümetinin başka seçenekleri de değerlendirdiğini belirten Osman, bunlardan birinin El Bab’ın kuzeyindeki El Rai kasabasına yakın olan Nada kasabası olduğunu ekledi.

Bu bölümlerde bulundu: financial assistance, turkey-syrian border, operation euphrates shield, syrian civil war, is, displacement, al-bab, reconstruction

Halep’te yaşayan ve serbest çalışan Suriyeli bir gazetecidir.

x