Mısır'ın Nabzı

Orta Doğu’da bir Arap NATO’su mu kuruluyor?

By
p
Article Summary
ABD yönetiminin Arap ülkeleri arasında bir askeri ittifak oluşturmaya çalıştığı bildiriliyor. Benzer bir öneri daha önce Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’den gelmişti. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

KAHİRE — Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüş yakınlıkları Sisi’nin bazı hayallerinin gerçekleşmesini kolaylaştırabilir. Bu hayaller, Müslüman Kardeşler’in yasaklanmasını ve ortak bir Arap gücünün kurulmasını kapsıyor.

Wall Street Journal gazetesinin 15 Şubat’ta atıfta bulunduğu isimsiz Arap yetkililerine göre Trump yönetimi, dost Arap ülkeler ile ortak hasım İran’a karşı İsrail’le istihbarat paylaşacak bir Arap askeri ittifakının kurulmasını görüşüyor. Gazeteye göre bu temaslar hâlihazırda Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yapılıyor.

Haberde ayrıca Trump yönetiminin Mısır’dan bu konudaki müzakerelere ev sahipliği yapmasını istediği, Arap ittifakının NATO örneğinde olduğu gibi üyelerden birine yapılan bir saldırıyı tüm üyelere yapılmış sayan ortak savunma konseptine dayanacağı belirtiliyor. Gazetenin verdiği bir diğer bilgiye göre ABD bu ittifaka askeri ve istihbari destek sağlayacak. Ancak ne ABD ne İsrail ortak savunma anlaşmasına taraf olacak. Başka bir deyişle ABD ve İsrail’e yapılan saldırılar Arapların müdahalesini gerektirmeyecek, aynı şekilde Arap üyelere yapılan saldırılarda da ABD ve İsrail’in müdahale yükümlülüğü olmayacak.

Sisi, Arap askeri ittifakı fikrini22 Şubat 2015’te Mısır devlet televizyonunda yayımlanan konuşmasında gündeme getirmişti. Arap dünyasının militan grupların tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirten Sisi, ortak bir askeri güç kurma ihtiyacının her geçen gün arttığını savunmuştu.

Arap Birliği, 29 Mart 2015’teki 26’ncı zirvesinde yayımladığı sonuç bildirisinde ortak askeri güç fikrini benimsedi. Gücün kuruluş mekanizması ve diğer detayların dört ay içinde kararlaştırılacağı belirtildi. Sonuç bildirisini okuyan dönemin Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Elarabi, üye devletlerin bu güce katılıp katılmama konusunda serbest olacağını kaydetti.

Üye ülkelerin genelkurmay başkanları bildiri doğrultusundaki ilk toplantılarını 21-22 Nisan 2015’te Arap Birliği’nin Kahire’deki merkezinde yaptı. Mısır Genelkurmay Başkanı Korgeneral Mahmud Hicazi’nin başkanlık ettiği toplantıya Suudi Arabistan, BAE, Fas, Tunus, Katar, Kuveyt, Cezayir, Sudan, Libya ve Ürdün genelkurmay başkanları katıldı. Toplantıda askeri gücün kuruluşunu, görevlerini ve finansman kaynaklarını görüşmek üzere geniş bir çalışma grubunun kurulması kararlaştırıldı.

Çalışma grubunun tespitleri doğrultusunda genelkurmay başkanları 24 Mayıs 2015’te ikinci kez bir araya geldi. Toplantıda ortak gücün kuruluşuna ilişkin bir ön protokol ele alındı. Protokolün savunma bakanlarına sunulması ve ardından ağustosta yapılacak toplantıda sonuca bağlanması öngörüldü.

Protokolde askeri gücün altı ana görevi şöyle belirlendi: Terör tehditlerine karşı askeri müdahalelerde bulunmak, üye ülkelerde güvenlik operasyonlarına ve barışı koruma görevlerine katılmak, savunma ve güvenlik kabiliyetlerini yenileme, yapılandırma ve geliştirme ihtiyacı duyan Arap ülkelerine yardımcı olmak; çatışma bölgelerinde insani yardım faaliyetlerinin güvenliğini sağlamak, çatışma veya doğal felaket kaynaklı acil durumlarda sivilleri korumak; deniz, kara ve hava taşımacılığının emniyetini sağlamak ve korsanlıkla mücadele etmek.

Ancak Arap Birliği, 26 Ağustos 2015’te yaptığı açıklamada protokolün onaylanacağı dışişleri ve savunma bakanları toplantısının protokolü incelemek için zaman isteyen Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Katar’ın talebi üzerine süresiz olarak ertelendiğini duyurdu. Şu ana kadar yeni bir tarih belirlenmiş değil.

25-26 Temmuz 2016’da Moritanya’da yapılan Arap Birliği zirvesinde ise üye ülkeler, Genel Sekreter Ahmed Ebul Geyt’e ortak güce ilişkin mekanizmaları takip etme görevi vermekle yetindi. Bu görevlendirme de herhangi bir sonuç doğurmuş değil.

Kahire Üniversitesi’nde siyaset bilimci olan Tarık Fehmi, Al-Monitor’a yaptığı değerlendirmede ortak gücün görev alanlarında uzlaşma sağlanamadığını, müzakerelerin bu yüzden tıkandığını belirtti.

Fehmi şöyle konuştu: “Körfez devletleri önceliğin Yemen’e verilmesinden yana ve bu anlayış zaman içinde Yemen’in yanı sıra Suriye’yi de kapsayacak şekilde değişebilir. Mısır ve Tunus ise esas önceliğin Libya olduğunu düşünüyor. Ben Sisi’nin ortak Arap gücü projesini Trump’ın Arap NATO’suna tercih ederim. ABD’nin bu ittifaka destek vermesi bir avantaj değil. Zira bu ittifakın işlevi, muhtemelen İran’ın bölgesel nüfuzuna karşı koymakla sınırlı kalacak. Oysa Mısır artık bundan en büyük faydayı sağlayan ülke konumunda değil, özellikle de İran’ın Mısır’la ilişkilerini düzeltmeye çalıştığı düşünülürse. Ayrıca Trump’ın önerisi İsrail’le istihbaratta iş birliğini öngörüyor. Ben böyle bir şeyin Mısır başta olmak üzere birçok Arap devleti için konu dışı olduğunu düşünüyorum. Kimileri Mısır’la İsrail arasında şu an siyasi bir anlayış birliğinin ya da istihbarat alanında belli ölçüde mutabakat olduğunu düşünse de bunun kalıcı iş birliğine dönüşmesi, bir ittifaka temel teşkil etmesi zor.”

ABD ordusuna danışmanlık yapan kimyasal muharebeden sorumlu eski kurmay başkanı Muhammed El Şahavi, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada Trump’ın önerisinin Sisi’ninkine benzer olduğunu, Trump’ın Sisi’nin önerisine de sıcak baktığını çünkü Arap ittifakı projesinin de ABD gibi küresel bir gücün desteğiyle yürüdüğünü söyledi.

Trump’ın önerisinde amacın İran nüfuzunu kırmakla sınırlı olduğu konusuna gelince Şahavi şöyle konuştu: “Arap ülkeleri İran nüfuzuna direnmenin yanı sıra terörle mücadelede de kendi hedeflerini belirleme hakkına sahip. İran birçok terör örgütüne destek verdiği için İran nüfuzuna karşı koymak terörle mücadeleyi de olumlu etkileyecek.”

Uzmanlar, Arap NATO’sunun Mısır’a ne kadar fayda sağlayacağı ve Sisi’nin ortak Arap gücü önerisiyle ne kadar uyumlu olduğu konusunda farklı görüşlere sahip. Ancak Arap ülkelerinin görev alanları konusunda farklı düşünmesi bu gücün kuruluşunu en azından şimdilik engelleyecek gibi görünüyor.

Bu bölümlerde bulundu: gulf states, diplomacy, military operation, chief of staff, terrorism, arab league, donald trump, abdel fattah al-sisi

Al-Shorouk’ta haber müdür yardımcısı olarak görev yapan Mısırlı bir gazetecidir. İslamcı hareketleri yakından takip eden Fouad, Mısır’da bilhassa 30 Haziran 2013 sonrası siyasi gelişmeleri analiz etmektedir.

x