Ana içeriğe atla

Ankara saldırısı ve saldırgan hakkında ‘gri’ hikayeler

Ankara’daki araçlı intihar saldırısından sonra saldırganın kimliği konusunda başlayan tartışmalar, hükümetin saldırı sonrasındaki kriz sürecini yönetmekteki hatalarını gözler önüne serdi.

Honour guards carry Turkish flag-draped coffins of car bombing victims during a funeral ceremony at Kocatepe mosque in Ankara, Turkey February 19, 2016. REUTERS/Umit Bektas - RTX27OD3

Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıkları personelini taşıyan servis araçlarına yönelik 17 Şubat’ta gerçekleştirilen araçlı intihar saldırısı Türkiye’nin ilk ‘gri’ terör eylemi olarak tarihe geçti. Bu eylemi ‘gri’ olarak tanımlamamın nedenlerinden en önemlisi böylesine büyük çaplı bir saldırıdan sonra saldırganın kimliği hakkında ilk kez yaşanan iletişim kirliliği.

Başbakan Ahmet Davutoğlu saldırının hemen ertesi günü Genelkurmay Başkanlığı karargahında yaptığı açıklamada net bir şekilde ve sert bir dille saldırının arkasında PKK bağlantılı YPG olduğunu, Salih Neccar isimli saldırganın YPG’yle bağlantısına ilişkin ellerinde somut deliller bulunduğunu ve bu delilleri başta ABD olmak üzere müttefiklerle paylaşacaklarını anlatmıştı.

Bu açıklamadan hemen sonra basına 1992 doğumlu Salih Neccar’ın Suriye’nin Haseke kentinden bir Kürt olduğuna dair haberler yansıdı.

Herkes en üst düzeyden ve net bir dille saldırganın kimliğine dair yapılan açıklamayı ‘doğru’ kabul etti. Ancak saldırıdan iki gün sonra, 19 Şubat akşamı saldırganın kimliğiyle ilgili başka bir hikaye ortaya çıktı. PKK bağlantılı TAK örgütü resmi açıklamaları yalanlar nitelikte eylemin Van doğumlu ve Türkiye vatandaşı Abdülbaki Sönmez tarafından yapıldığını açıkladı. Açıklamada Abdülbaki Sönmez’in fotoğrafına ve kısa hayat hikayesine de yer verildi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish