Perşembe günü Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kuruluna başı örtülü dört milletvekilinin katılması ile Türkiye siyasal yaşamında önemli bir dönüm noktası geçilmiş oldu. AK Parti Milletvekilleri Nurcan Dalbudak, Gönül Şahkulubey, Sevde Beyazıt ve Gülay Sabancı hacca gitmelerinin ardından başlarını örtmüşler ve Meclise de bu şekilde geleceklerini açıklamışlardı.
Dışarıdan bakan ve Türkiye’deki toplumsal kutuplaşmaların derinliğini bilmeyen birisi için pek fazla anlam ifade etmeyecek olan bu gelişme, hem bir dönemin kapandığını gösteriyor ve hem de Türkiye siyasal yaşamı için yeni gelişmelere işaret ediyor.
Türkiye’de her 100 kadından 61’i başını örttüğü halde, çok yakın bir zamana kadar başörtülü kadınların herhangi bir kamu sektöründe görev alabilmeleri mümkün değildi. Bir kaç yıl öncesine kadar başörtülü kadınları özel ya da kamuya ait olsun herhangi bir üniversiteye kayıt yaptıramıyorlardı. Başörtülü kadınlar, ki bunlara Cumhurbaşkanı ve başbakanın eşleri dahil olmak üzere, herhangi bir askeri binaya başörtüleriyle giremiyorlardı.
Ve işte geçtiğimiz Perşembe gününe kadar da başörtülü bir milletvekilinin Mecliste görev yapması mümkün değildi. Söz konusu olan milletvekilleri olunca, Türkiye’de yaşayan herkes için Mayıs 1999’da Meclisteki and içme töreninde başı örtülü Fazilet Partisi milletvekili Merve Kavakçı’nın maruz kaldığı muamele halen hafızalardaki yerini korumaktadır. Kavakçı, başbakan Bülent Ecevit’in “burası devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz!” sözleri üzerine, iktidardaki Demokratik Sol Partili milletvekillerinin yoğun protestoları altında and içemeden meclisi terk etmek zorunda kalmıştı. Hemen ardından milletvekilliği düşürülmüş ve kendisinin ayrıca bir de Amerikan vatandaşlığı olduğu gerekçesiyle Türk vatandaşlığından çıkarılmıştı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.