Türkiye'nin Nabzı

AKP’de Twitter Seferberliği

By
p
Article Summary
AK Partisi sosyal medyaya agirlik veriyor.
Eğer geçtiğimiz yaz patlak veren Gezi Parkı protestoları tek bir şeyi ispatladıysa, o da sosyal medyanın ve özellikle Twitter’ın gücüdür. 31 Mayıs’ta ülke çapına yayılan protestolar karşısında anaakım medya sessizliğini korurken Twitter kullanıcıları gösterilerden mesajla, resimle, ve video görüntüleriyle canlı yayın yaptılar. Keskin sözleriyle protestoların şiddetini arttıran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Twitter’ı “toplumun başına bela” ilan etmesi biraz da bu yüzdendi.

Başbakan’ın sosyal medya ağlarına bu kadar sert bir şekilde yüklenmesinin asıl sebebi partisinin Twittercılara etkili bir şekilde cevap verememesiydi. Radikal gazetesinde çıkan bir yoruma göre, protestolar başladıktan sonraki ilk on günde Türkiye’de Twitter kullanıcılarının sayısı 1.8 milyondan 10 milyona sıçradı. O sırada en popüler olan 10 hashtag’den (heşteg) sadece ikisi AKP karşıtı değildi. Hatta bir hashtag Başbakan Erdoğan’ın istifasını bile istedi (#tayipistifa).

Ancak şu aralar AKP’nin sosyal medyayla ilgili zayıflıklarından gerekli dersi çıkardığı anlaşılıyor. Birkaç gün önce AKP 6000 üyesini sosyal medya uzmanı olarak görevlendireceğini açıkladı. Plan uyarınca bu sosyal medya görevlileri AKP’yle ilgili bilgilendirme yaparken bir yandan da İnternet kullanıcılarını partilerine çekmeye çalışacaklar. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, bu 6000 kişilik ordu Adalet ve Kalkınma Partisi’ni sanal alemde savunacak.

Ancak halihazırda AKP anaakım medya kuruluşları üzerinde bu kadar güç sahibiyken partinin bir anda bu kadar çok sosyal medya uzmanını görevlendirmesinin ne lüzumu vardı? Aslında soru, kendi cevabını içeriyor: son yıllarda geleneksel medya, özellikle televizyon ve gazeteler, AKP’nin dümensuyuna o kadar çok gittiler ki itibarları halkın gözünde ciddi şekilde sarsıldı. Bu probleme örnek olarak Gezi Parkı protestoları sırsında CNN International Taksim’den canlı yayın yaparken CNN Türk’ün penguen belgeseli yayınladığını hatırlamak yeterli. Böyle bir ortamda Twitter ve diğer sosyal medya ağları vatandaşların temel haber kaynağı haline gelmeye başladı.

AKP’nin sosyal medya ordusunu şimdi seferber etmesinin ikinci sebebiyse önümüzdeki yıl yapılacak seçimler. Mart 2014’teki yerel seçimler AKP için ilk kritik viraj. Geçtiğimiz günlerde Al-Monitor için yazdığım bir yazıda belirttiğim gibi, iktidar partisi bir yandan İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerini elinde tutmak istiyor, bir diğer yandan da CHP’nin elinden İzmir’i kapmak istiyor. AKP’nin 6000 Twitter kullanıcısından üçte birini İstanbul, Ankara, ve İzmir’de tutacak olması Türkiye’nin en büyük üç şehrinin sosyal medyadaki ana çatışma alanı olacağını gösteriyor.

Yerel seçimler 2014 sonbaharında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimini de ciddi şekilde etkileyebilir. Türkiye’nin tarihinde ilk defa halk oyuyla cumhurbaşkanını seçmesinden önce AKP’nin yerel seçimlerde İstanbul’u ya da Ankara’yı kaybetmesi cumhurbaşkanı olma isteği artık pek de sır olmayan Başbakan Erdoğan’ı zor durumda bırakabilir.

AKP’nin Twitter trenine binmesinin bir diğer sebebiyse uzun vadeli demografik eğilimler. Türkiye’de nüfus artışı artık kalkınmış ülkelerdeki kadar yavaş olsa da hala genç bir nüfusa sahip. Ve Türkiye’deki bu gençler haberleri ilk olarak televizyondan ya da gazetelerden değil, Twitter ve Facebook’taki arkadaşları vasıtasıyla alıyorlar. Halihazırda Türkiye’de sayıları 50 milyonu bulan seçmenlere yenilerinin eklenecek olması AKP’nin “Twitter açılımının” genç vatandaşlara yönelik uzun vadeli bir yatırım olduğuna işaret.

AKP’nin zaten genç nüfus üzerinde ciddi bir rekabet avantajı var: oylarının çoğu çalışan ve orta sınıf kimselerden gelmekte. Bu insanların bir çoğu da muhafazakar mahallelerde ve kırsal alanlarda yaşıyorlar. Ancak burada en önemli nokta bu seçmenlerin yaş ortalamalarının 25-29 olması. AKP’nin kendisini Twitter’da ve diğer sosyal medya ağlarında güçlü bir şekilde göstermesi kendisini destekleyenlerle bağlantısını da güçlendirir.

AKP’nin sosyal medya takımının büyüklüğüne ve muhalefetin de benzer bir şekilde mukabele edeceğini düşünürsek, “Twitter açılımı” sonrası Türkiye’nin sosyal medyadaki siyasi muharebeleri en az gerçek hayattakiler kadar çetin geçecek demektir.

Bu bölümlerde bulundu: twitter, turkey, social media, republican people's party, recep tayyip erdogan, justice and development party, gezi park

Barın Kayaoğlu Irak Amerikan Üniversitesi, Süleymaniye’de dünya tarihi alanında yardımcı doçent olarak görev yapmaktadır. 2014 yılında Virginia Üniversitesi’nden tarih doktoru ünvanını almış, halihazırda doktora tezinin konusu olan ve 1945’ten günümüze ABD’nin Türkiye ve İran’la ilişkilerini ve iki ülkedeki Amerikan yanlılığını ve karşıtlığını inceleyen ilk kitabını yayına hazırlamaktadır. Kendisini www.barinkayaoglu.comTwitter (@barinkayaoglu), and Facebook’tan (Barın Kayaoğlu) takip edebilirsiniz.

x