Erdoğan Türkiye’yi Şanghay İşbirliği Örgütü’ne sokmak istiyor

Author: Kadri Gürsel Posted Ocak 31, 2013

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ülkesini, kamuoyunda “Şanghay Beşlisi” olarak da bilinen Şanghay İşbirliği Örgütü’ne sokma niyetini ilk kez 25 Temmuz’da iktidara yakın bir televizyon kanalında kendisiyle yapılan söyleşide ilan etmişti. Türkiye Başbakanı şunları demişti:

SummaryYAZDIR Erdoğan Türkiye’yi Şanghay İşbirliği Örgütü’ne sokmak istiyor
Author Kadri Gürsel Posted Ocak 31, 2013

“Putin’e, ‘Zaman zaman bize takılıyorsun. AB’de ne işin var?’ diyorsun. O zaman ben de şimdi size takılayım. Hadi gelin bizi Şanghay Beşlisi’ne (Şanghay İşbirliği Örgütü) dahil edin, biz de AB’yi gözden geçirelim’ şeklinde bir latife yaptım”.

O zaman Erdoğan yeterince ciddiye alınmamıştı çünkü “Latife yaptım” diyordu.

Ancak geçen 25 Ocak’ta yine aynı kanalda yine Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) üyeliğini savununca bu kez Türk kamuoyu onu çok ciddiye aldı çünkü şaka yapmıyordu; niyeti ciddiydi.

Erdoğan bu kez şunları söylemişti:

“AB bizi unutmak istiyor ama çekiniyor unutamıyor. Halbuki bir açıklasa biz rahatlayacağız. Oyalayacağına bizi, açıklasın biz de işimize bakalım. (...)

Şimdi tabii bu (AB) böyle olumsuz bir şekilde gidince siz de ister istemez 75 milyonun bir başbakanı olarak başka arayışlar içerisine de giriyorsunuz. Onun için geçenlerde Sayın Putin’e şunu söyledim, ‘Bizi Şanghay Beşlisi içine alın AB’yi unutalım’ dedim. Alın bizi Şanghay Beşlisi’nin içine biz de AB’ye ‘Allahaısmarladık’ diyelim; ayrılalım oradan. Bu kadar oyalamanın ne anlamı var?”

Kendisine yöneltilen, “AB’nin alternatifi ŞİÖ mü?” şeklindeki bir soruya ise Türk Başbakanı, “Şanghay Beşlisi daha iyi, çok daha güçlü” diye cevap derdi.

İlk bakışta, Erdoğan’ın ciddi olmadığı, hatta AB’yi “ŞİÖ şantajı”yla korkutup Türkiye’nin yerinde sayan üyelik sürecini hızlandırmak gibi bir amaç güttüğü izlenimine kapılanlar olabilir.

Bu izlenim doğru değildir. Çünkü Erdoğan ciddidir.

Erdoğan’ın “ŞİÖ tercihi”nde ciddi olmadığı gibi bir düşünceye sahip olacaklara yerinde bir tavsiye, Türkiye’ye hakim olan keyfi yönetim anlayışını ciddiyetsizlik sanmamaları olacaktır.

Yönetim anlayışı ve üslup keyfi ve fakat ŞİÖ hedefi ciddidir.

Şuradan belli:

Türkiye ŞİÖ’ye 2007, 2009 ve 2010 yıllarında misafir ülke olarak katılmak istemiş, ancak yaptığı girişimlerden olumlu bir sonuç alamamış...

İlk başvuru tarihine dikkat...

Türkiye’nin AB ile “Ek Protokol” hükümlerini yerine getirmeyip Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınan Kıbrıs Rum Kesimi’ne hava ve deniz limanlarını açmaması nedeniyle AB’nin Türkiye ile süren katılım müzakerelerinde 8 başlığı askıya aldığı Aralık 2006’yı izleyen ilk yıla rastlıyor.

Bu tabii ki bir rastlantı değil.

Türkiye ardından 23 Mart 2011 tarihinde ŞİÖ’ye “Diyalog Ortaklığı Statüsü” için resmen başvurdu. Bu başvuru geçen 6-7 Haziran tarihlerinde Pekin’de düzenlenen Devlet Başkanları zirvesinde onaylandı. Şimdi Ankara, Belarus ve Sri Lanka’nın peşinden ŞİÖ’nün üçüncü “diyalog ortağı” olarak örgüt faaliyetlerine katılmak için mutabakat muhtırasının ŞİÖ ve Türkiye arasında imzalanmasını bekliyor.

Bilindiği gibi ŞİÖ, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan ve Özbekistan gibi totaliter ve otoriter rejimlerle yönetilen altı ülkenin üye olduğu bir örgüt. İstikrarın korunması, terörizm, aşırıcılık ve ayrılıkçılık gibi sınır aşan tehditlerle ortak mücadele edilmesi amacıyla kuruldu. Daha sonra buna bir de ekonomik işbirliği boyutu eklendi. Uluslararası bankacılık işlemlerinde Batı’nın ABD Doları ve Euro tekeline son vermek gibi bir stratejik amacı da var.

Ve tabii ki ŞİÖ, Türkiye için Avrupa Birliği’nin alternatifi olamaz. Türkiye halkının demokrasi ve refah özleminin gerçekleşmesi bakımından ne AB’den çok daha güçlüdür, ne de çok daha iyidir.

AB kriterleri, Türkiye için demokrasiyi, insan haklarını, sendikal hakları, azınlık haklarını, kadın-erkek eşitliğini, gelir dağılımında adaleti, katılımcılığı, çoğulculuğu ve kapsayıcılığı öngörür.

Diktatörlerin ve otokratların yönettiği ülkelerin birliği olan ŞİÖ, bunların hiçbirini Türkiye için bir katılım kriteri olarak öngörmeyecektir.

Ne de Türkiye’nin ŞİÖ üyeliği doğu Akdeniz’in istikrar ve güvenliğine katkıda bulunabilir. ŞİÖ üyesi bir Türkiye’nin Ortadoğu’ya model ya da örnek olmak gibi bir iddiası da olamaz.

Washington DC merkezli özgürlük derecelendirme kuruluşu Freedom House’ın “Dünyada Özgürlük 2013” başlıklı son raporuna göre “yarı özgür” bir ülke olan Türkiye’nin “siyasi haklar” ve “bireysel özgürlükler” alanlarındaki puanları, AB üyesi ülkelerinkiyle kıyaslandığında çok gerilerde kalıyor. AB’nin en kötüleri “özgür” Romanya ile Bulgaristan bile bu alanlarda Türkiye’den çok daha ileride.

Buna mukabil Türkiye, Erdoğan’ın ülkesini sokmak istediği ŞİÖ üyelerinin hepsinden daha iyi durumda. Freedom House’a göre ŞİÖ’nün altı üyesinden beşi “özgür değil”. “Yarı özgür” sayılan tek ŞİÖ üyesi Kırgizistan’ın dereceleri de Türkiye’den geride.

Yurttaşlarına tanıdığı hak ve özgürlüklerin bugünkü sınırlı durumuyla AB’ye üye olması mümkün olmayan Türkiye, ŞİÖ üyeleriyle mukayese edildiğinde demokrasi ve özgürlük şampiyonu...

Türkiye AB hedefinde devam ettikçe demokrasi ve özgürlük kalitesini artıracaktır. ŞİÖ’ye üyelik hedefi güdüldüğünde ise demokrasi ve özgürlükleri geliştirme baskısı ortadan kalkacaktır. Türkiye, giderek diğer ŞİÖ üyelerine benzemeye başlayacaktır.

O halde, AB ile ŞİÖ’yü mukayese edip, birini diğerinin alternatifi olarak gösteren bir liderin siyasi kültüründe, halkın mutluluğu için demokrasi ve özgürlüklerin tayin edici değerler olmadığı sonucu çıkıyor.

Ayrıca yapılan mukayese de yanlış. Türkiye’nin ŞİÖ’ye üye olabilmesi için önce AB’yi unutması değil, NATO’dan çıkması gerekiyor. Çünkü önce bu ikisi birbirinin alternatifi.

AKP Türkiye’sinin “gizli gündemi” olan ŞİÖ alternatifi artık açık gündem haline gelmiştir. Türkiye’nin Batılı müttefikleri ve özgür dünya Erdoğan’ın “şakalarını” ciddiye almak zorundadır.

Read More: http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2013/01/shanghai-cooperation-organization-erdogan-turkey.html

Original Al-Monitor Translations

Read in English

Google ile Çevir

©2014 Al-Monitor. All rights reserved.

PAYLAŞ